3 Ocak 2014 Cuma

"İSTANBUL" konseptli 2014 yılbaşı sofram...(Dining with "ISTANBUL" concept at 2014 New Year's Eve )


İstanbul son yıllarda tüm dünyada ilgi odağı haline gelen bir şehir ve ben bu şehirde yaşamaktan son derece mutluyum...Eskiden İstanbul'un neresi olduğunu bilmeyen ülkelerde, şimdi İstanbul'dan geldiğimi duyunca bir dizi hayranlık sözü işitir ve buna çok sevinir oldum...İstanbul'un tüm dünyada gerçekten yükselen bir değer olduğunu yurt dışına sık seyahat edenler şahit oluyor. Batının fazla düzenli ve tekdüze yaşamından, doğunun ise aşırı düzensiz ve karmakarışıklığından sıkılanlar, soluğu, batı ve doğunun oldukça başarılı bir biçimde sentezlendiği İstanbul'da alıyor kanaatimce...İstanbul'un, hem batılılar hem de doğulular tarafından çok sevilmesinin nedeni herkesin kendinden bir parça bulabilmesi ve kendini yabancı hissetme duygusundan sıyrılabilmesi diye düşünüyorum. Şehrin her mekanında, birçok mahallesinde İstanbul'da bir süre yaşamaya gelmiş bazı yabancı uyruklu ziyaretçilere İstanbul'un sevimli kedileri kadar sık rastlamak mümkün artık:) Bizler de bu şehirde yaşama fırsatı yakalamış bireyler olarak, bu muhteşem şehrin kıymetini bilmeli ve onu daha da yükseklere çıkarabilmek için, sürekli durumumuzdan şikayet etme saplantısından sıyrılarak, bir şeyler yapmalıyız...Ne mi yapmalıyız? O kadar çok ki yapabileceklerimiz! Ben bu sene yılbaşı soframın konseptini "İstanbul" olarak belirleyerek mesela, "birşeyler" yaptım...


Yılbaşı soframıza konuk olurken, fonda Kudsi Ergüner'ün "Les Passions d'Istanbul" albümünden "İstanbul'u dinliyorum" adlı şarkısını dinlemenin hoş olacağını düşünüyorum. Hadi tıklayın ve  bu güzel müzik eşliğinde soframda gezinmeye başlayın...


Daha önce de yazdığım gibi, çalışan bir hanım olarak, yılbaşı akşamı Salı günü akşamına denk geldiğinden, vakit kazanmak amacıyla hazırlıklara hafta sonunda başlamıştım. O zaman kendi çektiğim bu resimde kaplar doğal olarak boş :) Sofranın, tıpkı yaşadığım ve aşık olduğum şehir İstanbul gibi, hem doğu hem de batının başarılı bir şekilde sentezlendiği,  eskiye sahip çıkan, yeniliklere açık, dinamik, tepeler üstünde, bereketli, yeşil, karmaşık ama estetik, şaşırtıcı, ışıltılı ve de tıpkı İstanbul gibi "lezzetli" ve "kimsenin terk etmek istemeyeceği" bir sofra olmasını hedefliyordum...

Bu amaçla öncelikle, tabii ki masanın ortasında İstanbul'u ikiye ayıran eşsiz güzellikteki "İstanbul Boğazını" ve boğazın "yeşil" yüzünü temsileten bahçeden topladığım birkaç çam dalı yerleştirdim. Masada kullandığım kapkacağı, hem doğu hem batı kültüründen seçerek, İstanbul gibi "batının ve doğunun bir sentezini" yaratmaya çalıştım. Masada daha az yer kaplayan, kadeh formlu ayaklı kapları kullanmayı çok seviyorum, hem estetik bir duruş sergiliyorlar hem de süslemelere yer kalmasını sağlıyorlar. Soframda, ısıtıcı üzerinde kullandığım annemin çeyizinden bakır kuşhane ile birlikte "İstanbul'un tepelerini" simgeleyen bu cam kaplardan iki tane bulunuyordu. Ayrıca babaannemden kalma kapaklı bakır çanak da kubbe formundaki kapağı ile minik bir tepeciği temsil ediyordu. Kapları masanın sağ tarafından sola doğru en yüksekten en alçağa doğru sıraladım. 


Fotoğraflar: Samir SADIKOĞLU
Yılbaşı akşamı geldiğinde davetli sevgili dostlarımızın katkılarıyla kaplar doldu :) ve tıpkı İstanbul gibi "lezzetli" ve "kimsenin terk etmek istemediği" bir sofra ortaya çıktı...

Kırımızı peçetelerle İstanbul gibi "dinamik" bir görüntü elde etmeye çalıştım. Peçete halkası olarak kullandığım çubuk tarçınlar "Mısır Çarşısı'nın baharat kokusunu" anımsattı...


Sofranın birçok yerine asimetrik olarak yerleştirdiğim bir sürü mum İstanbul'un "ışıltısını", narlar ise "bereketini" temsil ediyordu...

Sofrada minik aranjmanları İstanbul'un "ağaçlarını" temsil etmesi için kullandım.





İstanbul gibi "karmaşık" ama "estetik" bir görüntüye sahip soframızda çok keyifli, bol kahkahalı, sımsıcak uzuuuun saatler geçirdik...Yeni yıla yine çoooook mutlu girdik...

Tüm davetli dostlarımıza sevgilerimi iletiyor ve seneye kaldığımız yerden devam etmek dileğiyle diyorum...

3 yorum:

Adsız dedi ki...

ellerine sağlık.muhteşem görünüyor.insan bozmaya kıyamaz.her yılınız böyle huzur içinde geçsin

Adsız dedi ki...

Cam dallari ve kozalaklar nekadar yakismis sofraya. Emeginize saglik.O derin salata tabaklariniz nereden acaba?

Telem GÖK SADIKOĞLU dedi ki...

Tesekkurler... Salata kaplari Pasabahce'den.