10 Aralık 2013 Salı

EVDEKİ SUKKULENT ÇILGINLIĞI...Sukkulentler hakkında pratik bilgiler...

Yazlıktan sonra kışlık evimde de bir tutkum haline gelen sukkulentlerle yaptığım yeni arajmanlarımı sizlerle paylaşmak istedim...

Fotoğraflar: Samir SADIKOĞLU

Tahtadan oyularak yapılmış bu kayık şeklindeki saksının içine aloe, echeveria ve aeonium cinslerinde sukkulentler dikerek elde ettiğim bu aranjmanı orta sehpamızda kullanıyorum.



Bu ESPRİLİ minik saksıları çok seviyorum...

Eşimin son Arnavutluk seyahatinden getirdiği  bu 100 yıldan eski mangala bakım yaptırdıktan sonra, mangalda kömürde kahve pişirmek mümkün olmadığından (!), pirinç gövdesinin içine 3 tip aloe ve gasteria cinslerinde sukkulentler ile bir aranjman yaptım. Sağ arkada ise, annemin hediyesi olan ve  yine aloe cinsi bir sukkulentim görülüyor. Sol köşeden görünen, anneannemin bana düğün hediyesi olarak verdiği eski radyo "Telem'in sukkulent çılgınlığına biri dur demeli; bana evde yer kalmayacak bu gidişle!" der gibi :)

Bu üç grup sukkulentin topluca görünümü.

Sukkulentleri bir arada kullanırken su ve ışık ihtiyaçlarının uyumlu olmasına dikkat etmek gerekiyor. Sukkulentler bilindiği gibi bol ışıklı ortamları seviyorlar. Bizim evin salonu, hem sabah hem de akşam güneşini aldığından sukkulent yetiştirmek için çok elverişli. Sukkulentleri mümkün olduğunca sıkışık dikerseniz formlarını daha uzun koruyabiliyorlar. Ancak zamanla özellikle echeveria ve aeonium türlerinin formu bozuluyor; buna da hazırlıklı olup üzülmemek gerek :) (Bu sözüm özellikle benim gibi bir sukkulent tutkunu haline gelen Sevgili Süheyla Hn'a) Aralardan yeni sürgünler geldikçe, formu bozulanları korkmadan kesebilir ve hatta bazı türlerini yapraktan çoğaltabilirsiniz. Tabii bu çoğaltma işi, zamanla, bende olduğu gibi hastalık haline gelebilir ve bulduğunuz her saksıya sukkulent yapraklarını dikmeye başlarsınız. Bunları biraz büyütüp eşe dosta hediye edebilirsiniz...Tıpkı benim önümüzdeki yaz yapmayı planladığım gibi! Şu an yazlıkta onlarca saksı sukkulent büyüyor ve yeni sahiplerini bekliyor...Bunlardan biri de belki sizsinizdir, kim bilir?

Sukkulentlerle ilgili daha önceki yayınlarıma göz atmak isterseniz: 


7 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhabaaa,
öncelikle kayık saksı ve eski mangala bayıldım,biz de eşimle eski yaşanmışlığı olan değerli şeyleri çok severiz bizde de eski bakraçlar ütüler ne ararsanız var.Bu arada aklıma gelmişken benim eski ütümü de saksı olrak kullanabilirim.Sukkulentlere fazla merakım yok daha doğrğsu yoktu ama şimdi bayağı ilgimi çekti.Ben de bir deneyeyim.Yaşaması çoğalması kolay iyileşince ilk iş çiçekçiye gitmek olsun .

Kolay gelsin bence zevklerimiz çok benziyo radyo da harika benim de çocukluğumda annanemler dinlerdi hatırlıyorum da duvarda dururdu üstünde de kolalı kanaviçeli örtüsü eskiler bir başka güzelşanslıyız ki biz ucundanda olsa yakalayabildik.

Sevgiyle kalın
Sera

Telem GÖK SADIKOĞLU dedi ki...

Oooo bence iyileşmişiz biraz :) Yazının tonundan belli. Sukkulentlere kesin başlayın, bırakamayacakasınız zaten.

Eski ütüye harika olur sukkulent aranjmanı. Babaannemden kalma bakraç benim de var, mutfağımda sarmaşık dikili.

Eskiyi yaşatmalıyız...

L. RINDA Altun dedi ki...

Telem hanim Merhabalar. Genel anlamda blogunuza baktim. Yaratimlarinizdaki estetigi cok begendindim. Ellerinize, emeginize saglik.
Bu arada kayik saksi icindeki Sukkulent arajmanlari arasinda kullandığınız kuru yosunlar mi?

Telem GÖK SADIKOĞLU dedi ki...

Çok teşekkürler Rinda Hn:) Evet onlar gri kuru yosun. Sevgiler...

susamveben.com dedi ki...

kuru yosun nereden temin ediyorsunuz?
bu arada sukkulent tasarımlarınızı çok beğendim.

Telem GÖK SADIKOĞLU dedi ki...

teşekkürler. Flower House'dan alıyorum. Fulya'da.

susamveben.com dedi ki...

Teşekkür ederim. Bana yakın sayılır. İlk fırsatta bakacağım.