25 Ağustos 2013 Pazar

AİLE BAYRAM KAHVALTISI

Çocukluğumdaki bayramlar deyince aklıma ilk gelen görüntü babaannemin yaptığı zeytinyağlı, karabiberli yumurta...Komik ama gerçekten bayram dendiğinde ilk aklıma gelen görüntü bu oluyor. Neden bilmiyorum, belki de lezzetini çok sevdiğimden. "Nerede o eski bayramlar!" diyerek özlemle eski bayramları ananlar çoğunlukta, valla açıkçası ben şu yaşımda bayramın daha çok zevkine varıyorum. Belki  bu ailecek bayrama verdiğimiz önemden ve halen o eski bayramları yaşamaya devam ettiğimizden kaynaklanıyor...Bayramı tatil fırsatı gibi görmeyip gerçekten bayramı yaşamamızdan ileri geliyor...

Eşimin ailesinde geleneksel olan kuşluk yemeğini birkaç yıldır kahvaltıya çevirdik, çok da iyi oldu. Geçen seneden beri de Ramazan Bayramı yaz dönemine denk geldiği için bu aile kahvaltısını terasta açık havada gerçekleştiriyoruz. Çok keyifli geçen bu Bayram kahvaltısına bu sene sizleri de konuk etmek istedim! 

Fotoğraflar: Samir SADIKOĞLU
Bayramın neşesini yansıtan cıvıl cıvıl, renkli Bayram Soframıza Hoşgeldiniz!


Maden suyu şişelerinin üzerindeki etiketleri temizledikten sonra minik vazolara dönüştürdüm. Yaşasın geri dönüşüm! Bayramın neşesini, coşkusunu yansıtacak cıvıl cıvıl bir sofra istediğimden canlı renklerde JERBERA ve KASIMPATI çiçekleri ile minik aranjmanlar yaptım. Maden suyu şişelerini rafyalar ile sarıp kurdele yaptım ve oturma düzeni için hazırladığım kartları şişe-vazolara astım:

Ayrıca her sandalyeye de minik çiçek aranjmanları hazırlayıp bağladım. Her konuğun bardağını farklı model ve renklerde kullanmanın cıvıl cıvıl görünüme katkıda bulunacağını düşündüm. Rahmetli canım babaannemin bakır sahanları ise bayram soframızın en nadide parçaları tabii ki!

Masamız dar olduğundan ikramları ayrı bir masada sunmam gerekti. İkramlar için hazırladığım masada elde etmek istediğim cıvıl cıvıl görüntü için farklı renk, şekil ve tarzlarda servis tabakları kullandım.

İkramları Sevgili Nihan'ın bayram hediyesi tropik meyveler ile süsledim. Laboratuarımızın bahçesinden topladığım çeşitli çiçekler de (Oktay Abicim teşekkürler.) sofrayı süslememde yardımcı oldu:

Tropik meyveleri bir kuş kafesinde sundum. Zeytinlerin sunumu için kavanozlardan faydalandım. Kavanozların dibine kuru portakal ve limon dilimleri yerleştirdim, üzerine de zeytinleri yerleştirdim. Çok hoş bir görüntü elde ettiğimi düşünüyorum :)

Köyden gelen özel pembe domatesleri zeytinyağlı ve hiç katkısız tercihleri ile sundum. Çaya ilave etmek için lime dilimleri hazırlayıp bir kavanoza yerleştirdim.

"Star fruit' yıldız kesitiyle çok estetik bir süsleme sağladı.

Kuşlarsız olur mu?

Reçel kavanozlarını eskitme çerçeveye sahip aynanın üzerine yerleştirdim. Aynanın eskitme rengi, ortancaların rengi ile müthiş bir uyum sergiliyordu! Bunu benden başka fark eden var mı bilmiyorum ama olsun :)

Peynir tabağını yerden tasarruf için ayaklı kullandım; tropik meyveler ve kuru yemişler ile süsledim. Tel ve burgu peynirleri ise Prag'dan aldığım el yapımı, eskitme, çiçekli, kırmızı seramik tabaklarda servis ettim. Bu tabaklarımı çok seviyorum:)

Veeeee işte eski bayramlar denince ilk aklıma gelen görüntü: Babaanemin zeytinyağlı yumurtaları! 

Nur içinde yat babaannecim...

Bayramlarda denk gelen uzun resmi tatilleri fırsat bilip çoğunuz tatile dönüştürüyorsunuz, anlıyorum da, ama biliyor musunuz?: Bayramlarda MUTLU BİR AİLE KAHVALTISInın yerini hiçbir tatil tutmuyor...

Mutlu ve aileye bağlı çocuklar yetiştirmek için, gelecek nesillerin atalarına sahip çıkması, sevmesi sayması için bunda bir aracı olan bayramlara sahip çıkın, akrabalarınızı ziyaret edin, ziyaret edemediklerinizi arayın sorun, büyüklerinizin hayır duasını alın, çocuklara hediyeler alarak onları sevindirin, bayram harçlığı vermeyi ihmal etmeyin:) Bunların beraberinde getirdiği manevi huzuru hepinizin yaşaması dileğiyle NİCE BAYRAMLARA...

Hiç yorum yok: